25.06.2012

Hayata Bir Adım Daha Atmak

Sonunda bittiiiiiii ! Evet sonunda kurtuldum! Yani umarım kurtulmuşumdur...

Cumartesi günü son sınavımı verdim ve bitti...İlk seneden üniversiteyi kazanıp bu sınav olaylarından kurtulmam tek isteğim.Dışardan söylenen"amannn nolucak çalışırsın yaparsın sen zekı kızsın"lafları kadar kolay değilmiş bu yıl...Dershane okul ev derken kendimizi unutturdular bize.Bütün sene sisteme eğitimin düzensizliğine bize bu hale getirenlere saydırdık!

Haklıydıkk!

Hakkımızı arıyamıyorduk oda başkaydı.En güzel zamanımızı aldılar bizden.İnsanlıktan çıkardılar.Herkes kendini at gibi hissediyordu.Hatta dünyadan bir haberdik.Hergün saat 07:30da ayaktaydık kahvaltı ne demek unuttuk.Ameleler bile bu kadar ıstıkrarlı çalışıyormudur bilinmez.Kar,yağmur,çamur,güneş farketmez üniversite öğrencisi hep ayakta dimdikk! Herkes acıyordu halimize.Derslerde dalıp dalıp gidiyorduk ya kazanamazsam ne yaparım düşüncesiyle.Birimizin yüzü düşsün hemen  o anda birlik olup hepımız bırbırımızı güldürüyorduk.Bazen sıkıntılarla sınıfın içinde sürekli birbirimizle kavga ediyorduk nereye sataşacağımızı bilemiyorduk.

Hayatın çilesini 18 yaşında çekmeye başlamıştık.Hep bekledim 18 yaşımı sanki çok  önemi varmış gibi,özgürmüşün gibi,herşey biticekmiş gibi...Aslında herşey şimdi başlıyormuş.Öyle çok bir önemi de yokmuş.Kafana göre dilediğin gibi gezip tozamıyormuşun.Ailenin seni ıkına sıkıla kendi hayatından fedakarlıklar yapıp kazandığı parayı dershaneye yatırıncaya kadar.Heh işte tam o andan itibaren bütün yükü omuzluyorsun.Ortaokul zamanımda hiç farketmemiştim yada ettirmemişlerdi.O zamanlar sadece ders sıkıntısı vardı.Çocuklukla karışık anlıyamamıştım olayı.Bu sene hem herşeyin farkında olup hem yorucu bır tempo içinde olup hemde uyuyakaldım haftasonları dershaneyi kaçırdım o kadar para veriyorlar diyip vicdan azabı çektiğim zamanlarım vardı benim.

Her çalışmadığım gün dershaneyi ektiğim gün daha fazla arttı vicdan azabım.Bünye de bir yere kadar dersleri anlamadığım zamanlar hep kendime kızdım.Kendime kızdım etrafıma bağırdım çağırdım.Sınavlarım bittikten sonra ne kadar yanlış yaptığımı farkettım...Kalp kırmak çok kolaymış megerse...Ama kırdıktan sonra pek bir anlam ifade etmiyor.İnsan ne durumda olursa olsun hareketlerini hep kontrol etmeliymiş bende bunu öğrendim bu yıl :)) Bir adım daha attım hayataa

Hayırlısıyla yeni dönemle birlikte bir üniversiteyi kazanmış olurum ve yeni yeni arkadaşlar,tecrübeler ve güzel bir yıl benim olur.Hayat üzülmek için ve kendizi yıpratmanız için çok kısa....Herkese güzel bir hafta diliyorum yüzünüzde ki gülücük kalbinizde ki sevginiz hiç bitmesin...:))

13.06.2012

Hayat Yaşamayı Sevince Güzel

         Çoooooook uzun bir aradan sonra tekrar ve tekrar yazmaya vakit buldum.Ama yazdıklarıma şöyle bir göz atınca keşke vakit yaratıp yazsaydım dedim :)).Yazdıklarımı okumak bana güç veriyor aslında.Arkamda yaşanmış birşeyler bırakmak ,tecrübe edinmek hoşuma gitmiyor değil.Annem hep yaşadıklarından uzun bir vakit sonra dönüp baktığında bunlar sana çok komik gelicek derdi de inanmazdım.Okurken sanki başka biri yazmış gibi hissettim ,kendimden şüphe ettim yok ya ben yazmamışım ne zaman yazdım!gerçekten böyle mi düşünüyomuşum? demedim değil.:))))

  Ama tabiki söz uçar gider yazı kalıcı olduğu için düşüncelerime ihanet edemedim.Hayat bana yaşatılan tecrübelerle güzel olduğunu düşünüyorum.Yani düşünsenize bir insanın hep mutlu yada hep mutsuz olduğunu.Zamanı geliyor offf hayatım çok monoton oldu bir komedi filmine gidelimde gülelim.Yada biri evlense de şöylee bir kurtlarımızıı döksekk :)) Bunları düşünürken hayatta hiç ummadığınız biri sizi birden üzebilir de..Hatta düşünürsünüz ben buna ne yaptım da böyle oldu.Değer verdim onun da bana değer verdiğini düşündüm.Heh işte tam bu anı düşünmeyin,evet hiç düşünmeyin.Bu hayatı hayat yapan sizlersiniz,başkalarına verilen değer değil önemli olan kendinize verdiğiniz değerdir.

   Elbet herşeyin çağresi bulunur.En önemli olan ailenizdir.Yani çekirdek aileniz eşiniz,kızınız,oğlunuz,anneniz,babanız.Bunlardan birine tutunduğunuz zaman asla yıkılmazsınız.Siz onlara tutundukça onlarda size tutuncaktır.Beraber biryerlere ulaştığınız zaman hüznünüzü de mutluluğunuzu da beraber yaşamış olucaksınız.Herşeyin çağresi bulunur,ölümden başka.Yaşamınızdan kötü anlardan bile mutlu olmayı başarabiliyorsanız işte ozaman hayatı en güzeliyle yaşamışsınız demektir..
      
       Benimse en büyük kanadım annem...Ben büyüdükçe o da büyüdü.Ben onu anladıkça o da beni anladı.Tabiki bağırıştığımız zamanlar olmadı değil :)) Ama inanın annenın size bağırmasıyla  başka birinin sizi kırması aynı şey olmuyor.Zaten olamaz da ,sadece severiz değer veririz o kişiye.Anne içgüdüsüne benzemez üzüntünde kahrolmaz cevrendekiler sadece of çok üzüldüm der, anneyse kendi acısı bılır gerekirse seninle ağlar bazen bağırır ben sana demiştimmm hiç anne sözü dinlemiyosun hep kendi kafanın doğrusuna ılla yaşaman lazım anlaman için dimi der :))

      Lise yıllarım da akıp gitti böyle 4 yıl nasıl geçti anlıyamadık ama bu 4 sene de en çok anneme bağlandım,yanımda olduğunu hissettim.Her anım da iyisiyle kötüsüyle o hep benim yanım da, beni bırakmadı..Şimdiyse lise arkadaşlarımın kaç tanesiyle görüşürüm meçhul..En güzeli de o kadar yoğun 4senenin ardından kep törenin de o kırmızı halıda havai fişek ve çiçeklerden çıkan ateşler eşliğinde seni izleyen birsürü insanın gözü önünde yürümek heleki annenın kendi başarısıymış gibi heyecanlı mutlu olması.İşte bu yoğun dönem sonun da en güzel anlardan biriydi.Artık lise mezunu bir genç kızım:))Bu dönemde hayat beni hırpalasada hayatı yaşamayı sevdiğim zaman güzelliğini anladım. :))

Vee bu bol sınavlı donem de her zaman telefonum duvar kağıdı olan yazıyla güç buldum:))
 

Burda da mezunuyet gününden bir fotoğrafımım:))Herkese keyifli günlerr...